İş uygulamalarıyla ilgiliyseniz giderek çok daha sık duyacağınız bir tanım 'Citizen Developer'. Türkçe tam karşılığı bulunmuyor, 'Vatandaş Geliştirici' birebir çevirisi olsa da sanırım aynı anlamı karşılamaktan uzak.

Dijital dönüşüm kavramı geçtiğimiz bir kaç yılın en önemli kavramlarından biri desem kimse karşı çıkmaz sanırım. Dijital dönüşüm sürecine odaklanan işletmeler ve bunun liderliğini yapan CIO'lar ve her kademedeki IT personeli geçtiğimiz yıllarda bir çok süreçlerini dijitalleştirdiler, daha önceden manuel olarak yapılan, emailler üzerinden yürüyen bir çok iş çeşitli uygulamalara taşındı, çeşitli ERP ve benzeri sistemlerle entegrasyon projeleri gerçekleştirildi.

Eğer kurumsal iş uygulamaları pazarından uzaksanız bunun o kadar farkına varmıyor olabilirsiniz ancak çevrenizde her gün gittiğiniz kafede, hep sipariş verdiğini kebapçıda ya da mahalledeki esnafta bile bunu gözlemleyebilirsiniz. Bundan sadece beş yıl önceki dijitalleşmeyle karşılaştırın. Siparişleri kağıda yazan restoranlar ne kadar azaldı, her küçük işletme siparişlerini, faturalarını, tekliflerini yönetmek için bir yazılım kullanıyor.

Dijitalleşme dünyada o kadar belirgin ki, Gartner'in 2019 sonunda yani bundan neredeyse 2 yıl önce yaptığı bir araştırmanın sonuçlarına göre, CIO'lar dijital hedeflerini 2018–2019 arasında tam ikiye katladılar. 2020 yılında başlayan Pandemi'nin getirdiği koşullarla çok daha fazla işletmenin ve sürecin dijitale geçtiğini varsayabiliriz. 2018'e göre çok daha farklı bir dünyadayız. Ancak bu dijitalleşme yepyeni sorunlar doğuruyor.

 

Geliştirici, Daha Fazla Geliştirici

Yoğun dijitalleşme büyük bir IT (BT) çalışanı eksiğini ortaya çıkardı. 2020 başında ABD İş Gücü İstatistik Bürosu (Bizim Çalışma Bakanlığında da benzer bir bölüm var sanırım..)1 yıl içinde ABD'nin 1 milyon bilgisayar bilimleri mezununa ihtiyaç duyacağını belirleyen bir çalışma yapmıştı. Bu rakam bütün gelişmiş ülkeler için benzer şekilde seyrediyor. İngiltere, ABD, Almanya, Japonya gibi ülkelerin hepsi bilişim personeline ihtiyaç duyuyorlar çünkü dijitalleşme bu alandaki açığı müthiş şekilde arttırdı.


Oysa IT'nin önündeki iş daha da artmıştı. Dijitalleşmenin sağladığı faydayı gören tüm paydaşlar süreçlerin dijitalleşmesi için IT'nin önüne iş yığıyordu. İşe alım süreçlerini içerideki IK yazılımı ile entegre etmek mümkün müydü? Bir adayın CV si ve alım süreci için bir iş akışı (BPM) tanımlanıp mail trafiği ve hatalar azaltılabilir miydi? ERP'nin E-Fatura entegrasyonu ne zaman tamamlanabilirdi? Personelimiz içinde küçük bir anket düzenleyebilir miydik? Dijital varlıklar için bir portal hazırlanabilir miydi? Tabi bu portal mümkünse Active Directory ile entegre edilmeliydi. Her seferinde şifre mi soracaktı? :)


Bu süreçler yazıyı okuyan IT'ci dostlara tanıdık gelmiştir mutlaka. Ama kendinizi yalnız hissetmeyin. Çünkü dünyanın her yerindeki IT profesyonelleri iş yüklerinin (backlog) sürekli şekilde arttığından ve bunun yeni normal olduğundan şikayetçiler. Ama gidişhat bu yükü daha da arttıracak.


İşte lafı çok uzattık ama nihayete geldik. Bu geliştirme ihtiyacı şirkette diğer departmanlarda bulunan ve temel sorumluğu başka olan insanların geliştirme yeteneklerini kazanmasıyla çözülecek. Finans departmanındaki Ayşe Hanım, Lojistik departmanından Fatih Bey ve diğerleri geliştirme becerilerini edinerek kendi departmanlarının ihtiyaç duyduğu uygulamaları geliştirecekler. Citizen Developer, bir ünvan olmayacak, bir beceri olacak. Eskiden her şirkette bir Excel uzmanına denk gelirdik. Kabus gibi kocaman exceller hazırlayan, iş arkadaşlarının ihtiyacı olan küçük makroları kodlayan… Citizen Developer işte bunun gelişmiş ve günümüzdeki versiyonu olacak.


Değişim, Hemen Şimdi


Peki bu nasıl gerçekleşecek ? Yani hepimiz kodlama öğrenecek değiliz. Bu noktada resmi Low Code-No Code (LCNC) sistemler tamamlıyor olacak. Bu sistemler kod yazmadan ya da geleneksel sistemlere kıyasla çok daha az kod yazarak uygulama geliştirmeyi veya entegrasyon projeleri yapmayı mümkün kılıyor. CIO'lar böyle bir LCNC platformunu seçerek IT ekosistemlerinin içine yerleştirecek, bir anlamda bir yapıştırıcı gibi, katalizör gibi konumlandıracaklar. Böyle bir LCNC platformu ekosisteminize yerleşip nefes almaya başlayınca, hem uygulama geliştirme süreleri azalacak, backlog daha hızlı değişecek - dikkat! azalacak demiyorum, aksine backlog hacmi artacak ama ortalama canlıya geçiş süreleri azalacak - departmanlardaki kullanıcılar kendi departmanlarının geliştiricileri haline gelecekler. Citizen Developerların işletmeler için bu beceriye sahip olmayan iş arkadaşlarından daha makbul olacaklarını söylememe gerek yok herhalde.


Bu yıl, bir LCNC platformunu öğrenip Citizen Developer becerilerini edinmek için doğru yıl olabilir sizin için. Eğer bir IT yöneticisiyseniz de bir LCNC platformunu ekosisteminize yerleştirmek için doğru bir yıl. Çin atasözünde dediği gibi ; 'Bir ağaç dikmek için en iyi zaman 20 sene öncesiydi, ikinci en iyi zaman ise şimdi…'